Barça : 4 Santander : 0

Filed under: by: Marsilya Ruleti


Derin bir of çekiyorum,bilmem karşıki dağlar yıkılır mı?Uzun zamandır yazmadım,herneyse.Öyle ya da böyle,iyi ya da kötü bırakmayacağım sevgili blogumu.Bakalım zaman ne gösterecek.

Maça dönelim.Barcelona görmeye alışık olduğumuz,izlemekten haz aldığımız,koşan,pas yapan ve top rakipte iken sürekli baskı yapan,benim pes oynarken yaptığım harika atak organizasyonlarıyla oynayan
Barcelona,kendime de pay biçmeyi ihmal etmem afedersiniz.Santander'in tam anlamıyla atak diyebileceğimiz bir hücumu bile olmadı.İki duran top kullandılar,birini soldan Canales,diğerini sağdan Xisco,bu duran topları kullanışlarını beğendim.Rakibine top oynatmamaya kararlıydı zaten Barcelona.Sahaya,defansın merkezinde Pique ve Marquez,kanatlarda da Puyol ve Marquez ile çıktılar,iki defansif orta saha Busquets ve Yaya,ileriye dönük Iniesta,ki Busquets ileri çıkıyordu,Yaya geride duruyordu,forvet hattında ise Henry,Bojan ve Messi.Maçın 7. dakikasında Marquez'in orta sahanın gerisinden şişirdiği top ceza sahası çizgisinin önünde sekti,kimse dokunmadı ve Iniesta sol ayağıyla ilk golü attı.Sonra 29. dakikada Henry,ve 5 dakika sonra da Marquez de serbest vuruştan ikinci ve üçüncü golleri attılar.Bu serbest vuruşları ne kadar rahat bir üslupla yazdı isem onlar da bir o kadar da rahat attılar.Gerilmediler bile,hele de Marquez.Maçın sonuna doğru spikerin de,Ersin Düzen miydi tam hatırlamıyorum,dediği gibi yürüye yürüye 4 gol attılar.72. dakikasında da bir cümlesi vardı ki çok hoşuma gitti,maçın bitmesine henüz 20 dakika var ama her iki takım da 90+2'yi oynuyormuş gibi rahat,dedi.84. dakikada da kim olduğunu bilmediğim bir Thiago* son golü attı.

Baktım Guardiola'nın sakallarına ak düşmüş.Bilen bilir,Barcelona'ya geldiğinden beri psikolojik olarak kendisini nasıl ağır bir yük altında hissettiğini,saçlarının düköldüğünü.Ma hoş,adama o da yakışmış,üzerindeki milletim tasarımı elbiseler de yakışmış,takımı da zaten takır takır oynuyor,en azından boşa stres yapmıyor.Bu maçın en etkili iki ismi Bojan ve Iniesta bana sorarsanız.

Yukarıda bahsettiğim,koşan Barcelona..Şimdi İbrahimovic benim en sevdiğim futbolcudur,oynamadığı zaman 'nerde
benim İbo'm?' diyorum,ama kabul etmem de gerekir ki,o olunca oyun biraz aksıyor.İsteyen itiraz eder.Tamam oyunculuğuna,fiziğine,tekniğine,zekasına kimse birşey diyemez.Ama ben öyle görüyorum,Barça daha yavaş oynuyor.Onun yerine koşan adam olunca,mesela Bojan,mesela Pedro,takım asıl kimliğine o zaman bürünüyor.Pası verince yerinde durmayacaksın işte İbra,ileride bir adamın eksikliğinde takımın hücum gücünün azaldığı bariz belli oluyor.Ama mesela Bojan pas veriyor,sonra başka bir yerden 'ben burdayım' diyor tekrar.Boş alan oluşturuyor,rakibi yıpratıyor.Geçen hafta da bu kadro olsaydı,İbra olmasaydı Atletico'ya yenilmezdik.

*
Thiago Alcantara: 11 Nisan 1991 yılında doğmuştur.2004 yılında Barcelona alt yapısına girmiştir.2007'den beri Barcelona B Takımı'nda oynamaktadır ve 37 maçta 3 gol atmıştır.17 Mayıs 2009 tarihindeki Mallorca maçında 63. dakikada oyuna girerek ilk kez Barcelona A Takımı'nda oynamıştır.

İspanya U-16 Milli Takımı'nda 1 kez,U-17 Milli Takımı'nda 8 kez,U-18 Milli Takımı'nda 1 kez,U-19 Milli Takımı'nda ise 3 kez oynamıştır.

Kaynak : Tribün Dergi